Kiev – Vladikavkaz (V)

Created with Sketch.

Kiev – Vladikavkaz (V)


Kiev – Odessa – Mykolaiv – Melitopol – Mariupol – Rostov on Don – Armavir – Cherkessk – Karachaevsk – Kislovodsk – Nalchik – Dargavs – Vladikavkaz



1973527_899184390096016_8191175247815880620_o.jpg
Moskova’dan sonra yaşam bedava sanki, her şey çok ucuz. Gece iyi ki çadır kurup uyumuşum, son 100 km yollar perişandı, şehirdeki yollar daha da fena. Bir ara yola bakmayı bırakıp grenajın arasından süspansiyonları izliyordum. Şimdi hostele yerleştim, biraz iş güç sonrası belki gece çıkarım dolaşmaya. İyice Oblomov’a bağladım ben, her şeye üşeniyorum.

10636687_898042876876834_1583718127273013976_o (1).jpg
Kiev’in ara sokakları.

10615573_897885100225945_6504792378423797554_n.jpg
Ar-Rahma, Kiev’in ilk minareli camisi. Etraf anca boşaldı da fotoğraf çekebildim. Cemaat oldukça kalabalıktı cuma vaktinde.

10568808_898847846796337_678343192607218048_n.jpg
___ 4 TL civarı – Kiev’de bir market

15675_900517886629333_3459931254970560517_n.jpg
Fastducks Coffee :)

10560449_899015980112857_376133274289082179_o.jpg
The National Museum Chornobyl – Burada acılar halen taze! 26 Nisan 1986 günü Kiev’e bağlı Çernobil kentinde yaşanan patlama, 20. yüzyılın en büyük nükleer kazası. Müze 92 yılında açılmış, daha önceleri itfaiye olarak kullanılıyormuş.

1527092_900449036636218_2513834945275559519_n.jpg
Çernobil’den kalma bir bisiklet. Uzun uzun bakıyorsunuz karşısına geçip…

10548206_899184393429349_5941758385153725013_o.jpg
Merak ediyorum, bu tarz sepetli bir motorun kullanımı nasıldır. Özellikle virajlarda…
Bu motosiklette Nazi’lere hizmet etmiş, savaş boyunca.

10616257_899734336707688_6268283664527936023_n.jpg
___ 3-5 cc :)

10517385_899184470096008_9131385259516473644_o.jpg
Başka bir Alman asker motoru.


Sinop cezaevindeki yazı aklıma geldi: “Hatasız insan yoktur. İnsanlık, hatasını kabul ve tamir etmekle ölçülür.”

10553884_899184500096005_40473174174785820_o.jpg
Tavanda Zafer!

10562751_899184540096001_436069016785222674_o.jpg
Yerde Nazi Kartalı.

10582957_899184283429360_6105181085117215667_o.jpg
2. Dünya Savaşı Müzesi’nin bir kısmı açık diğer kısmı ise kapalı olarak hizmet veriyor. Açık alanda, o zamanalara tanıklık eden savaş araçları yer alıyor.

10634130_899184286762693_5827394592885945572_o.jpg
Sovyet’lerin geçmişte kullandığı tankların bir çoğunu burada bulabilirsiniz.

10644784_899184530096002_5269645615157161247_o.jpg
II. Dünya Savaşı’na tanıklık etmiş bu tanklar, şimdilerde çocukların eğlencesi.

10636896_899184620095993_7225805115880744492_o.jpg
Vatan Ana (Rodina Mat) Heykeli

1973527_899184390096016_8191175247815880620_o.jpg
Dinyeper nehri Avrupa’nın en uzun üçüncü nehridir. Uzunluğu 2285 kilometre olan bu nehir üç ülkeden geçiyor: Rusya, Belarus ve Ukrayna. İlk iki nehir ise Volga ve Tuna.

Nehrin kıyılarında yüzüp ve güneşlenmekse burada oldukça popüler.

10633811_898054386875683_4237988038583174477_o.jpg
Ara sokaklar vol. 2

10505032_898745720139883_2515167877647941842_o.jpg
St. Michael Altın Kubbeli Manastır

10548714_898745716806550_6462249501132227120_o.jpg
Burası Kiev’in en eski yapılarından.

10583002_898698656811256_5505867218803547176_o.jpg
Tipik ortodoks kilisesi çizgileri.

10608262_899184566762665_5565151878446993739_o.jpg
Önce bolca kilisenin ve müzenin olduğu bir bölgeye girdim, haritadan ilerliyordum ama haritada görüldüğü gibi yollar birbirleriyle bağlantılı değilimiş. Düz yol gibi görünen yol, bir yerlerde kesiliyor ve 20 metre aşağıdan devam ediyor. Etrafta merdiven de yok. :) Yolu kaybedince böyle bir koridor buldum. O kadar uzunmuş ki, beni çıkardığı noktada kafam daha da karıştı. En son alt çıkışı bulabildim, tekrar yukarı çıkmanın başka bir yolu olmalı. Motorumu istiyorum, üzerine oturup kilometrelerce sürebilirim! :)

10459087_899184580095997_9173250188652387025_o.jpg
Peçerky Botanik Parkı – Çiçek Festivali

10431144_899184590095996_1927536188222262419_o.jpg
Aynı yolu dönmek yerine, çiçek festivalinin yapıldığı botanik parktan geçeyim dedim. Giriş ücretliymiş, güzel bir yere benziyor ama çizmelerle yürümekten bitkin düştüm. Hakkını vererek dolaşmayacağım bir yer için bilet almak istemedim. Sadece motosikletime ulaşmak için bu yolun çok kestirme olduğunu anlattım. Geçebilirsin dediler. :)

10628868_899184606762661_2796405847715106875_o.jpg
Yolumun üzerinden bir iki tane fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedim.

10562769_898746113473177_6034087806010765006_o.jpg
Sovyetler Birliği’nden 1991 yılında bağımsız olması adına, 24 Ağustos zafer günü.

10275593_899184636762658_9056862558871073681_o.jpg
Kiev’de bir gün daha batarken. Sevdim buraları, gezilecek yerler fazla ve şehir gerçekten çok ucuz. Kaldığım hostelin günlük fiyatı 8 TL.

20140823_152635.jpg
Bu arada 5 gündür kaldığım hostel oldukça değişik. Karısıyla kavga edip gelenden, Donetsk’e yakın bir hastanede çalışan ve hastaneleri bombalanan Pakistanlı ve Hint gruba. Ukrayna’da yaşamın ucuz oluşundan dolayı tedavi için Almanya yerine Ukrayna’ya gelenden, erotik masaj yapan masöze kadar değişik misafirler var. Ben de buranın işletmecisi ile yatakhaneyi paylaşıyorum, nasıl hostel anlamadım. :) Kendisi çok sıcakkanlı, motosikletle bu kadar yol gelmemi çok ilginç buldu ve motosikletimle fotoğraf çekilmek istedi. Vedalaşırken, Odessa’ya gittiğinde annemlerde kalabilirsin dedi. Sıcak insanlar…

1529842_900895113258277_3815199276601621337_o.jpg
Ne yolculuktu be! Kiev-Odessa arası pek maceralı geçti. Bir ara gece olup sonra tekrar gün doğdu. Yağmur deli gibi yağıyor, sığınacak bir yer bulana kadar tekrar diniyor. Ekipmanlar güzel iş çıkarsa da yollarda biriken sular motoru adeta yavaşlatıyor. Sakin sakin 500 km sonra Odessa’ya varıyorum. Şehre varmadan 20 km kala şişme matımın düştüğünü farkediyorum, düşünüyorum en son ne zaman görmüştüm diye. Sanırım 20-30 km önce yerinde duruyordu. O an artçımı düşürmüş gibi üzüldüm nedense, 2 aydır ne güzel gidiyorduk. Ne bıdırdanıyor, ne trip yapıyor, uslu uslu arkada oturuyordu. Geri dönüyorum, uzunları yakıp 30 km kadar. Yol karanlık ve ilginç. Yağmur yok ama sürekli şimşekler çakıyor. Yollar çok ıssız ve ileride bir adam görüyorum. Yolun kenarında ayakta duruyor hiç kıpırdamadan. Yere bakıyordu sanki, çok tuhaf görünüyordu. Yavaşlıyorum ama burada durma Alp diyorum. 100 metre ileride tır görüyorum, yarısı yolda yarısı yolun dışında, kapısı açık ve tüm ışıkları kapalı. Muhtemelen o adamın. Herkesin bir derdi var şu dünyada, adamın canını sıkan ciddi bir mesele belli ki. Benim derdim de o an matımı bulabilmek sadece. Ne dandik bi meseleye üzülüyorsun, boşver yenisini alırsın diye kızıyorum o an kendime… -Ukrayna’nın yolları o kadar kötü ki, 2 aydır yollarda hiçbir şey düşürmemiştim. Ülkeye girdiğim ilk gün uyku tulumunu bu sefer de matımı kaybettim. Neyse oluyor böyle şeyler daha detaylı bağlarım artık.

10603524_901635353184253_7107075467749880400_n.jpg
Ukrayna paraları renkli renkli. En üstteki 1’lik, 0.16 TL. En küçük madeni paraları yaklaşık 0.0165 TL. Ülke genel olarak çok uygun. Hostel fiyatları 8-9 TL’den başlıyor mesela. Ülkedeki gerginlik konaklama fiyatlarını çok fazla etkiledi diyorlar.

20140825_015017.jpg
Odessa’yı hiç sevmedim, Ro-Ro transferi için gelmiştim. Bolca Türkiye’den gelen var, amaçları belli. Türk imajı, alakasız tipler yüzünden zedelenmiş çoğu yerde olduğu gibi. Bir çoğu da; ülkemizdeyken Türk olmadığını iddia edip, ama buralarda her pis işin arkasından ben Türk’üm diyenler. Neyse, Ro-Ro işine bakıp buradan uzaklaşacağım. Hostelin kapısının önünde ufak bir boşluk varmış. Motoru biraz zor olsa da oraya çektim. :)

20140827_094741.jpg
Şunları iyi bağlamalı, yolda düşüyorlar sonra. :)

10603313_902132286467893_7366554270391510152_n.jpg
Odessa’da Istanbul/Ro-Ro fiyatlarını araştırmaya limana gittim. Fiyatlar çok fenaymış. Üç firmadan hepsi de ilk olarak motosiklet taşımadıklarını söyledi. İlk firma Ukferry ve kararından vazgeçmedi. Diğer firma biraz nazlandıktan sonra 500$ fiyat verdi. Üçüncü Türk firması -en güvendiğim- Cenk ise 600$ ile en güzel teklifi yaptı. Bu arada tır fiyatları 700$. :) En son Ukrayna’dan Türkiye’ye geçen Savaş Balaban ile Serkan Söğüt 150-200$ civarı ödemişlerdi. O gemiler kalkmış ve seferleri sona ermiş, sadece burası kalmış. Uğraşmak istemedikleri için de yüksek fiyat politikası uyguluyorlar. Romanya-Bulgaristan üzerinden gelsem, sadece transit vize alabiliyormuşum. Onda da 24 saat sürem var. Açıkçası o tarafları Avrupa etabına saklamayı düşünüyorum. Türkiye’ye dönmek için acelem yok, feribot parasının yarısına karadan gidebilirim. Mesele para da değil, belki aynı hesaba gelir karadan dönmek; ama macera kaldığı yerden devam eder, gelirken çok beğendiğim yerleri tekrar görebilirim. Yolda olmaya da çok alıştım. Şimdi bir kısmı farklı yoldan olmak üzere Vladikavkaz’a kadar gideceğim. Bugün Ukrayna’nın savaş bölgesideki sınır kapısına doğru gidiyorum. Yol boyunca kontrol barikatları ve tanklar var. Üç kontrol noktasında da durup kapının durumunu sordum, normal gibiymiş. Heyecanlıyım, hayatı Call of Duty tadında yaşamaya başlayabilirim 250 km sonra. :) Bu arada Vladikavkaz’dan aşağı doğru Kazbegi dağlarında büyük bir toprak kayması olmuş, kimisi geçemezsin yol kapalı, kimisi de kenardan dolanır geçersin diyor. Uzun tır kuyrukları varmış şimdilik, neyse Ukrayna’yı geçeyim de onu sonra düşünürüm.

20140827_181914.jpg
Yol üstü atıştırma molası.

10015090_902222659792189_5506047328185153845_n.jpg
Gayet basitmiş, ilk görünce bu ne böyle demiştim. Yalnız durup bakmak şart bence.

10420432_902980429716412_2022984900669096792_n.jpg
Hava kararmaya yaklaşınca, bölge de tehlikeli olunca yol yapmak istemedim. Önüme çıkan bir kontrol noktasından durmadan geçiyordum ki, hemen durdurdular. Polis, önce neden durmadım diye kızdı. Sonra Türk olduğumu öğrenince nasıl kardeşsiniz siz diye sitem etti. Oldukça üzgün görünüyordu, sanırım Kırım’lı bir görevliydi bu arkadaş.

Ardından kamp yapabileceğim bir yerler sordum. Sakin bir böyle tarif etti. Böylelikle Ukrayna’da son kampı da yaptım, tepemde bir şeyler patlamadan.

10479917_903115453036243_8075533274999984613_o.jpgKontroller ve aramalar… Bakın bakalım, neler varmış çantamda. :) Ana yol üzerinde bir çok yeri kapatmışlar, geçmek isteyenleri alternatif güzergahlara yönlendiriyorlar.

20140828_103740.jpg
Kilometreler boyunca yanmış tarla ve ağaçlardan sonra, yolun üzerine devrilmiş ağaçlar vardı. Ağaçların arkasında acaba ne vardı? Sağda solda pusuya yatmış eylemciler olabilir miydi?

Gelen geçen araç da yok, şu ağaçların kenarından geçeyim en iyisi.

Evet, geçtim görünen birileri yok sanıyorum. Bir tane fotoğraf çekeyim hemen. :)

10001257_903164576364664_7946112557692427916_o.jpg
Elli tane kontrol noktasından, bu en zoruydu. Durulmaması gereken yerde köpekler sardı etrafımı. Asker bir yandan, köpekler bir yandan kafam karıştı. Köpeklerin boş bir anında uzadım gittim nihayetinde, ama gergindi ortam baya. Orada durmam askerleri telaşlandırdı.

10570542_903389999675455_7690372498832122666_n.jpg
Burası son kontrol noktasıydı. Az ileride sınır kapısı var. 15 civarı asker bekliyormuş sadece. Yaklaştıkça silahları bana doğrulttuklarını farkedebiliyordum. İçimden düşünüyorum yanlışlıkla dengemi kaybedip motoru düşürsem panikleyip ateş edecekler. :) Ellerimi kaldırdım sakinleşsinler diye, (neredeyse 300 kiloluk motoru bacaklarımla tutuyorum) sonra içlerinden yaşlı olanı gelip ne işin var burada diye sordu. Rostov’a geçiyorum oradan eve gideceğim dedim. Pasaportumu istedi, Türk olduğumu görünce tamam geçebilirsin ve acele et diye işaret etti. Diğer elemanlara da selam verip giris-çıkış islemlerinin yapıldığı bölüme geçtim. Her yer darmadağın, camlar kırık ve kimse yok. Pasaporta çıkış damgası yalan oldu. Son barikata gidip Ukrayna’dan tamamen çıkacağım, asker kulubede saklanmış içerden biseyler söylüyor ama bu sefer anlamıyorum. Diğer askerlere bakıyorum hepsi yerlere yatmış ve elleri tetikte hazırda bekliyor. Olayı o zaman anladım ve motorun tepesinde öylece duruyorum. Al sana heyecan Alp diye söyleniyorum. :) Acaba kask işe yarar mı diye düşünüyorken sonra askerin biri seslendi ve sırtını duvara yaslayıp elinin ucuyla bariktı kaldırdı. Diretk uzadım Rusya topraklarına doğru. Hayat birden normale döndü, Rusya tarafı haliyle bomboş. Hemencecik işlemleri hallettiler. Ukrayna’dan giriyorum diye biraz detaylı arama yaptılar sadece. Ukrayna çıkışım olmadığını söyledim, problem yok dediler ama bilmiyorum. İleride olur da Ukrayna’ya yolum düşerse sorun yaşayabilirim bence. Ukrayna pek açmamıştı beni, bu macera iyi geldi.

10636703_903721106309011_5785399163056404764_o.jpg
Dün sınırı geçip hava karardıktan sonra yol çalışmaları da başladı. Enerjim varken biraz daha yol yapayım diyordum ama dayanamadım. Arkhangelskaya’da yol üstü ağaçların arkası güzel bir yer buldum. Güzel uyumuşum, arkada elma ağacı varmış kahvaltımı yaptım. :) Şimdi Kafkasların Hakimi, Vladikavkaz’a doğru devam…

10639635_904324142915374_6012073208821822230_n.jpg
Karachay–Cherkess Republic’ten günaydın. Armavir’den sonra yol farklı olsun diye Karachay’a doğru indim. Doğa birden değişti, ilginç bir yer burası. Gece tam görememiştim ama doğru tahmin etmişim, arkamda mezarlık varmış.

10374982_906509272696861_5633314279356279833_n.jpg
Mimariler pek alışık olduğumuz gibi değil buralarda.

10403663_905652829449172_3350790969385073801_n.jpg
Mara Pass yolu kesinlikle çok gizemli. Yol kötü ama hiç bitmesin istiyorsunuz.

10430361_905800782767710_7713271416177135139_n.jpg
Çok ilginç buralar, çok!

10408790_905765822771206_7844237986948508042_n.jpg
Bu tepelerde de kamp yapmalıyım mutlaka. :)

15254_905658952781893_8334779416770476583_n.jpg
Bulutların içinde yolculuk!

10626642_906464912701297_199149674544025116_n.jpg
Vladikavkaz’a doğru giderken akşam yemeği için markete uğramıştım. 10 dakika sonra bir motor daha geldi. O da tek başına Sibirya’dan yola çıkıp benim güzergaha benzeyen bir rota çizmiş. Hava da kararmaya başlamıştı, baktık haritaya ve burayı bulduk. Aşağıda enfes bir göl de varmış.

10395199_906496126031509_661733979892933896_n.jpg
Kamp yaptığımız yerin hemen aşağısı Blue Lake. Nalchik’in yaklaşık 40 km güneyinde.

10605998_909416599072795_6739824277646062232_n.jpg
Hey!

10626810_906507876030334_5492908939479594352_n.jpg
Artem ile vedalaşıp Gürcistan’a doğru devam ediyorum. O da Sochi’ye doğru gidiyor. CB400SF’i var, çok tatlı motor. Türkiye’de olsa, biran önce dört silindire geçmek isteyenlerin favorisi olurmuş.

10641180_906508652696923_669296893723347772_n.jpg
Dağın başı da olsa çöpleri temizliyor teyzeler. Köylerinden geçen yolu temiz tutuyorlar.


Yolumun üzerinde yaklaşık 45 km içeride Ölüler Şehri varmış. Mutlaka uğramalıyım diye dalıyorum hemen yol ayrımından. Umarım yol çok zorlayıcı değildir.

10599223_909420055739116_6702912095394996797_n.jpg
Yüz küsür beygire karşı…

10414427_906517662696022_1239136073717903438_n.jpg
Yolun yarısı böyle. Çanta bağlantıları kırılmasın diye yavaş yavaş gidiyorum. Bir ara Ölüler Şehri şurası galiba diye haritaya bakmadan tepeye doğru çıktım, ama değilmiş.

10658597_906531279361327_7060366863684315206_o.jpg
Yolda Rus motorcularla karşılaştım. Endurosuz giren bi ben değilmişim, iyi. Kamp yapabileceğim bir yer sordum, Kavkazlar’da sakın kurma çok tehlikelidir, motoru çalarlar, insanları kötüdür… Vladikavkaz’a gidip otel bulmamı önerdiler kısaca. Buralar tehlikeli diye biz kamp yapmıyoruz diyorlar, kalıplarına bakınca komik geliyor. Neyse bakınacağım, Ölüler Şehrine yakın bir yerde kamp yapmak beni çok heyecanlandırıyor çünkü.

1604936_906550569359398_739084090773993652_n.jpg
Zorlu yolların ardından Kuzey Oset’lerdeki Ölüler Kentine ulaştım. Burası çok değişik, evlerin içinde iskeletler var. Penceresinden bakınca direkt karşılaştım. Epey eskilere dayanıyor ölüm evleri. Söylentilere göre, eskiden ciddi hastalıklara yakalananlar yakınlarına bulaştırmamak için ihtiyaçları olan şeyleri yanına alıp buralara çekilişlermiş. Kafkasların en büyük mezarlığı kabul ediliyor. Yer altı ve üstü olmak üzere yukarıda görünen 30 ölüm evi zengilere, 65 tane mezarlık ise yer altında yoksul ailelere aitmiş. Hava kapalı, rakım yukarıda. 20 km kadar zorlu bir yol var önümde. Yavaştan inip gözüme kestirdiğim yerlere bakacağım kamp için.

IMG_6680 kopya.jpg
Kaç gündür et restoranlarının yanından geçiyorum. Kokular enfes, ama üzerimde nakit kalmadığı ve visa geçmediği için bir türlü yiyememiştim. Sırf yemek için para çektim dün. Ölüler Şehri dönüşü gözüme kestirdiğim kamp yerlerine bakınırken burayı gördüm. Eğlenceli ortamdı; Osetya müzikleri, dans eden dayılar, koşuşturan çocuklar… Deli gibi yedikten sonra birde bahçelerine çadır kurabilir miyim diye sordum. Çok ilginç geldi onlara çadırda kalacak olmam, nereye istersen kur ama nehre yakın olmasın dediler. Üstüne yediklerimin parasını da almadılar. Teyzelerden biri de beni İstanbul’a götür diye takılıyordu. Çok sıcak insanlarmış, sabaha bir de kahvaltı hazırlamışlar. Açıkçası panikleyen Rus motorcuları dinlemeyip içimdeki sese kulak vermek iyi oldu. İki dağın arasında neşeli ve huzurlu bir hayat, çok şanslılar… Bugün buradan Gürcistan’a geçeceğim, Kazbegi dağlarına doğru.

11053419_1030304120317375_770199850645573584_n.jpg
10 saat oynadı da hiç yorulmadı bu adam. :)

10628611_911371902210598_7743197031345066127_n.jpg
Bu ailenin 7 yaşındaki kızının doğumgünü kutlaması vardı. Babaları ısrarla yanlarına davet etti ben de katıldım aralarına. Abi direkt votkayı doldurup arkadaşlığımızı kutlayalım diye girişti. Harika Rusçamla hayatımda hiç alkol almadığımı ve almayı da düşünmediğimi kırmadan anlatmaya çalıştım. Varsa su, yoksa şuradaki karpuzdan alayım ben, sen de votkanı iç dedim; ama yok, burası Osetya burada votka içilir diye ısrara devam etti. Yardımıma arkadaşı yetişti, aynılarını ona da anlattım. Benim soylediklerimi bir de o söyledi, o zaman anladı beni. Sonra özur dileyip, arkadaşız di mi diye de sorup durdu. Ehh biraz kafa güzel tabi. Burası Osetya, güzel insanlar var!

10373949_1030304083650712_5959332786074862329_n.jpg
Hangisinin doğumgünü bilmiyorum, çok uykum var. :)

IMG_6685 kopya.jpg
Ossetia’da krallığımı ilan etmiş tahtımda dinleniyorum. Gece çadırımı bekleyen Hodor, mesaiyi tamamladığı için uyumaya gidiyor. Lannister’lar bekleyin beni, geliyorum…

IMG_6686 kopya.jpg
Konumları çok güzel gerçekten, huzur dolu yerler.

11081346_1031055563575564_6554559044065777947_n.jpg
Araları çok iyi. :)

19824_1031055560242231_4371023010121125186_n.jpg
Gitme vakti. Sınır erken kapanıyor, yetişip geçmeliyim bugün.

10986960_1031055510242236_3735593742373583913_n.jpg
Bu bölgeye tekrar gelip daha detaylı gezmeliyim mutlaka.

12.JPG

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Motosikletim ve çadırımla yedi yıldır yoldayım. Maceralarımı yakından takip etmek istersen: instagram.com/motorumlanet