Saint Petersburg – Kiev (IV)

Created with Sketch.

Saint Petersburg – Kiev (IV)


Saint Petersburg – Pushkin – Gatchina – Luga – Pskov – Polatsk – Minsk – Orsa – Moskova – Oryol – Kiev


dunes

Haftasonu kamp yapmalık süper bir yer ve arkadaşlar buldum. Kum tepeleri Patara tadında tam. Aşağıdan kaynak suyu da çıkıyor ama çeşme tertibatı paslandığı için suyun tadı çok hoşuma gitmedi. Yalnız buraya lüks araçlarla gelip bidon bidon su alıp gidiyorlar, çok ilginç. :) Sestroretsk / Russia

mangalda yemek pişirme
Akşam yemekte etli kaşa var. Çok seviyorlar, gerçi ben de alıştım kaşaya artık. :)

IMG_6015.jpg
Olga, Vitaly ve Dennis ile beraber kum tepesinden dolunayı seyrederken… Azıcık beyaz gecelerle dolunay ışığı karışımı ilginç bir hava, yanında da közde patates.

IMG_6022 kopya.jpg
Bir ara Dennis’le müzik sesleri gelen plaja yürümeye karar verdik. Gece ormanda yolu bulmak çılgınca olsa da çıplak ayakla en az 2 km yürüdük. Sese doğru gitmesi kolaydı, ama dönüş biraz daha karışık geldi. Gece yarısı çadırların başına döndüğümüzde Vitaly ile Olga bizi bekliyordu, başımıza bir şey geldiğini düşünüp uyuyamamışlar. Dennis’e de kızdılar biraz. :)

IMG_6028 kopya.jpg
Ertesi gün ormanda pedallama zamanı! Olga’nın bisikletine el koydum. :p

IMG_5993.jpg
Kamp yaptığımız kum tepesinin aşağısı. Bir ara içinde yıkanan atlar gördüm sanki, doğru hatılıyorum umarım.

IMG_6044 kopya.jpg
Renginden dolayı kolalı göl diyorlar buraya. Coca cola gölü diyen de var. :)

IMG_6038 kopya.jpg
Vitaly görünmez güçlerle savaşırken!

IMG_6042.jpg
Kolalı göl denmesinin sebebi rengiymiş. :)

IMG_6031 kopya.jpg
Ormanda bir piyano mu! Lokasyonu kaydedeyim, burayla ilgili planlarım olmalı.

IMG_6050 kopya.jpg
Veda vakti. Çok eğlenceli insanlar. Sürekli yiyecek ya da içecek bir seyler hazırlıyorlar. Olga ve Vitaly minibüsleriyle geçen sene Balkanlara gitmişler. Bu sene de benim geldiğim güzergahtan İstanbul’a gideceklermiş.

IMG_6045.jpg
Türkiye’ye gelecekleri minibüs bu. 6000cc, 100 km’de 25 litre tüketiyormuş. Söyledim, Türkiye’de çok canınız yanar diye. :)

IMG_6056 kopya.jpg
Planım buymuş: Motorum, çadırım, terkedilmiş piyano ve tipik Rusya ağaçlarıyla tek başıma fantastik bir kamp.

IMG_6060 kopya.jpg
Kotlin adası üzerinden geçen yol ücretsizmiş. O kadar uzun bir köprü nasıl ücretsiz olur idrak edemedim. Nasıl da alıştırmışlar bizi. Ardından Peterhof’a geliyorum. İlk izlenimim buranın çok büyük olması.

IMG_6075 kopya.jpg
Petro öyle bir yazlık saray yaptırmış ki, her yer ışıl ışıl. Fışkıran sular, yemyeşil bahçeler, altın kubbeler… Peterburg’un belki de en güzel yeri.

IMG_6083 kopya.jpg
Etrafta mangal yapan ya da sigara içen birilerini görmüyor olmaya pek alışkın değilim böyle yerlerde.

IMG_6088.jpg
Deli Petro’nun muhteşem yazlık sarayında adım başı oraya buraya fışkıran sular, herhangi bir pompayla değil direkt kendi tazyikiyle fışkırıyor.

IMG_6091.jpg
Grand Palace – Peterhof

IMG_6092 kopya.jpg
Natalia’nın çizdiği rotayı takip ediyorum. Peterhof’tan sonra Gatchina’dayım.

IMG_6106 kopya.jpg
Burada kamp yapmaya izin verirler mi bilemedim. Zaten havanın kararmasına daha var, güneye doğru hava kararana kadar devam etsem daha iyi olacak. Belki tekrar yolum düşerse o zaman değerlendiririm.

IMG_6109 kopya.jpg
Ne buldun orada bakalım! :)

IMG_6120 kopya.jpg
Çok huzurlu burası gerçekten. Eğer Rusya’da nerede yaşarsın diye bir teklifte bulunurlarsa Peterhof-Gatchina arasında bir yer olabilir derdim. Petersburg’a da yakın, kum tepeleri ve kola gölü de uzak sayılmaz.

IMG_6126 kopya.jpg
Gatchina Sarayı

20140811_203840 kopya.jpg
Eğer trenin başına denk geldiyseniz, stop edin ve motordan inip azıcık egzersiz yapın. ortalama 5 dakikanız var. :)

20140811_234941 kopya.jpg
Pskov’a doğru giderken aynı zamanda çadır kuracak yol üstü bir yer bakınıyordum. Hava karardı ve başım da yavaştan ağrımaya başladı. Dinlenme tesisi tarzı bir yerde parketmiş karavanı görünce hemen içeriye girdim. Tavsiye edebilecekleri ya da gidecekleri yeri soracaktım. Tam yaklaşırken karavan hareket etmeye başladı ve gitti. Belki uzağa giderler diyerekten takip etmedim. Ardından içeride oturan motorcu çiftin el salladığını farkettim, gidip yanlarına oturup tanıştım. Sonra işletmeci geldi ne istersin diye sordu, ben de çadır kuracağım bir yer bakınıyorum aç değilim demeye çalıştım. Meğer amca Azeri’ymiş. Beni görünce çok sevindi. Hemen kebap hazırlattı, buralara kadar gelmişin yemeden olmaz diye de ekledi. Aslında karnım da açtı, reddetmeden yumuldum kebaplara. 50 gündür yediğim en güzel yemekti. Benden bir kaç hafta önce bisikletli gezgin Ramil abi’de buradaymış.

Ardından motorcu çift evlerine davet etti, biraz düşünüp kabul ettim. Hayabusa önde ben arkada Luga’ya -evlerine- doğru hızlıca gittik. Uzun süredir o kadar hızlı sürmemiştim.

10547521_892929137388208_8356541921339993851_n.jpg
İyiki de kabul edip gelmişim, harika insanlar ve evleri de çok ilginç. Sabah uyandığımda bu bahçeyle karşılaşınca şoka girmedim değil.

10662198_936637049684083_5379006844240386427_o.jpg
Sergei’in oğlu sabah akşam Jiguli’siyle uğraşıyordu. BMW’yi onun kadar sevmezmiş.

IMG_6131 kopya.jpg
Sergei’in her bişeyi olan garajını görünce CBF’e biraz bakım yapayım dedim. Şehre gidip yağ aldık. Bizim oralardan biraz daha uyguna satılıyormuş Motul. Zinciri, filtreleri ve motor yağını güzelce elden geçirdim fırsat bulmuşken.

IMG_6138 kopya.jpg
Bizi pek rahat çalıştırmadı, yerinde duramıyor. :)

20140812_215709.jpg
Buralarda CB400’ler çok popüler.

IMG_6142 kopya.jpg
Sıkı bir Hayabusa’cı bu arada. Aynı zamanda da 650’lik canavar gibi crossu var. Eşiyle beraber evin hemen arkasındaki yemyeşil ormana iki motor dalıyorlarmış sıkılınca. Harika bir parkur var hemen arkada. Kışın düşünemiyorum nasıl zevklidir… Yaşanacak yerler listeme ekliyorum bu kasabayı. (Luga)

20140812_184149.jpg
Evin arkasında böyle bir yer daha var. Ne güzel yer burası, uzun bir süre sıkılmam burada. Kışın çok kar yağıyormuş, tam benlik.

IMG_6146 kopya.jpg
Gerçekten onlarla karşılaştığıma çok mutluyum. Hiç tanımadıkları bir adamı evlerine davet etme cesaretlerini de kutluyorum. Bol bol yemek yedirdiler yine. Oxana ve Sergei, Rusya’ya tekrar gelirsen mutlaka bize yine gel, daha uzun zaman kal bu sefer diyor.

IMG_6149 kopya.jpg
Üç gün kaldıktan sonra bu çok mutlu yuvadan ayrılıp yola devam ediyorum. Umarım tekrar görüşürüz…

IMG_6153 kopya.jpg
Trinity Katedrali / Pskov

IMG_6155 kopya.jpg
Luga’dan sonraki durağım Pskov. Sakin bir yer, buradan da Belarus’a geçerim.

IMG_6191 kopya.jpg
Haritamda görünen sınırda kapı falan yoktu, yaşlı bir teyze oturuyordu sadece, o da durma devam et diye işaret etti oturduğu yerden. Ben de benimle alakası olmayan bir kontrol noktasıdır, asıl sınır kapısı ileridedir diyerek devam ettim. Etraf gittikçe yeşilleşmeye ve güzelleşmeye başladı, Rus hattım da roaminge geçince tamam dedim Belarus burası gerçekten. Yalnız ne Rusya’dan çıkış ne de Belarus’a giriş damgası var pasaportumda. İçim rahat etmedi ve geri döndüm. Görevliye neden giriş yaptığıma dair bir işlem yapmadığını sordum. Rusya-Belarus arasında gerek olmadığını söyledi. Tatmin olmasam da yola devam ettim, 10 km sonra bir polis gördüm arabaları çeviriyordu. Arkalarında durup bir de onlara sordum, benzer cevabı aldım yine. İçim rahat değildi, ama neyse dedim. Öndeki arabadan inen adam biraz bizim o taraflardan gibiydi, nereli olduğunu sordum, Azeri’ymiş. :) Biraz muhabbetten sonra Ilgar, gel misafirim ol evim 50 km ileride diye samimi bir davetle evine çağırdı. Tamamdır diyip takıldım peşine. Ilgar harika bir insan, önce yemek yemeye ailesinin yanına sonra da yakında taşınacağı özenle hazırladıkları eve gittik. Ev senindir, rahatına bak dedi direkt. Allah razı olsun gerçekten.

10568986_894146523933136_7950983327488042520_n.jpg
Ilgar, oğlu ve arkadaşı. Motoru güvenli olsun diye tırının garajına koyduk. Aslında dışarıda da problem olmazdı, Belarus güvenli yer bana kalırsa. Ilgar, 14 senedir Rusya’da, 8 senedir de Belarus’ta. Artık Konya’ya yerleşip ailesiyle beraber orada yaşamak istiyor. Burada işleri çok güzel ama bunalmış iyice, daha huzurlu bir yer istiyormuş.

20140814_063055 kopya.jpgSabah erkenden uyanıp kahvaltı yaptıktan sonra motorumu almaya gittik ve Polatsk’tan yola çıktık.

10925_894152213932567_2494144661038888968_n.jpg
Abi ne gönlü zengin insanlar var, yolda atıştırırsın diye gitmiş alışveriş yapmış Ilgar. Helalleşip vedalaştıktan sonra Minsk’e doğru yola devam ettim. Yanımda da Ilgar’ın arkadaşı Ruhsan var, o da Minsk’e gidiyormuş. Önden o arkadan ben beraber gittik. Yolda benzin almak için durduk bir ara, depoyu fulledikten sonra ödemeye giderken, ben ödedim tamamdır dedi. Olur mu abi öyle iş, niye ödedin diye sordum, aldığım cevap: Allah için! Allah razı olsun hepsinden de…

10509694_894153543932434_5349271856645249235_n.jpg
Minsk’e bol yağmurlu bir yolculuktan sonra ulaştım, Ruhsan ile ayrılıp kalacak bir hostel araştırmaya başladım. Göl kenarı güzel bir yer buldum. Hava da bir güzel açtı, günlük güneşlik. Eldivenleri kurusun diye koydum ben de. :)

20140814_200204.jpg
Minsk’e gelirken 4 saat boyunca yağmurda sürüş yaptım. Aksiyon kameranın su geçirmez kabının takılı olmanığını tamamen unutmuşum. Saatlerce su alıp ıslanmış, hostelde farkettiğimde artık çalışmıyordu. Detaylı bir kurulama işleminden sonra tekrar hayata döndü. :)

20140814_211749 kopya.jpg Kaldığım hostelin göl manzarası. Fiyatı 100.000 BYR yaklaşık 20 TL.

20140815_175238 kopya.jpg
Madeni paranın olmadığı ülkedir Belarus. O en üstteki 100’lük bizde 2 kuruşla denk. Bir alışveriş yapiyorsun bir sürü kağıt para veriyorlar, monopoly paraları gibi. Bu arada Visa’nın geçmediği yerler oldu, nakit para mutlaka bulunmalı.

IMG_6164 kopya.jpg
Belarus’a girerken pasaport kontrolü bile olmamıştı ve içim rahat etmemişti hatırlarsınız. Minsk’e girdiğim gün aynı zamanda Türk konsolosluğuna da gittim bilgi almak için. Sağ olsunlar mesai saati bitse de ilgilendiler. Sınırda kontrol olmadığı için Belarus’a yada dışı girmişim, yakalanırsam eğer Belarus yasalarına göre yargılanacağımı ve öyle bir durumda yardımcı olamayacaklarını falan söyledi. Belarus’a bir daha Rusya üzerinden girmememi ve ivedi bir şekilde Rusya’ya geri dönmemi tavsiye etti.

IMG_6166 kopya.jpg
Moskova gibi trafikli değil.

IMG_6169 kopya.jpg
Şehir, Sovyet döneminin izlerini daha iyi yansıtan bir şehir olarak kalmış.

IMG_6177 kopya.jpg
Minsk caddeleri

IMG_6175.jpg
ACadde ve sokaklar oldukça temiz. Avrupa şehri olmayı daha çok benimsemiş, diğer Doğu Avrupa şehirlerine göre.

IMG_6183 kopya.jpg
Belarus Milli Kütüphane

belarus homeless
Elimde fotoğraf makinesi görünce; beni de çeker misin diye sordu, tabii ki dedim ve çektim. Gönlü olsun amcanın. :)

IMG_6181 kopya.jpg
Troleybüsler buralarda da halen hayatta.

10475319_894679863879802_787609713377946443_n.jpg
Bazı binalara yakışmış.

IMG_6199 kopya.jpg
Belarus’ta ana yollar güzel. İç kısımlardaki yollar da fena değil. Renkli renkli köy evleri ve yeşillik içinde çok keyifli yolculuk yapılıyor. Rusya’ya göre daha saygılılar trafikte motosikletlere karşı. Aynalarını kontrol etme alışkanlıkları var, motor görünce şeridin en sağına yanaşıyorlar. Alışık olmadığımız bir durumlar.

IMG_6214 kopya.jpg
Belarus’ta gece hayatım; Ay, yıldızlar, çadır… :)

IMG_6200 kopya.jpg
Hayvancılık Rusya’ya göre daha aktif sanırım. Ilgar’ın anlattığına bakılırsa et ticareti pek mantıklıymış burada.

20140815_142257 kopya.jpg
Cenaze töreni varmış, bi kenara geçip ben de izledim. Sonra mezarlığı dolandım biraz, gencecik yaşamını yitirenler epey fazla geldi bana.

IMG_6203 kopya.jpg
Çok eğlenceliler. Saman balyası çifti. :) – Orsa / Belarus

IMG_6234 kopya.jpg
Tır parkına kurdum bu sefer çadırı. Hava epey soğudu buralarda, pek detaya girmeden tulumun içine girip ısınayım istedim. En az tır olan parka yerleştim hemen. Tekrar Moskova’ya geçiyorum bu arada, Moskova’da rota planlaması yapacağım, aynı zamanda İstanbul’dan arkadaşım geliyor onunla görüşeceğim. İki plan var, Batı Kazakistan’a kadar gidip güneye doğru inmek ya da Moskova’dan Romanya vizesi ayarlayıp Ukrayna-Romanya-Bulgaristan (Belki Balkanlar) yapmak. Bilmiyorum kafam karışık biraz…

IMG_6186 kopya.jpg
Saman balyası görmek bile mutlu edebiliyor. :)

IMG_6187 kopya.jpg
CBF’in oturuş pozisyonu 300-400 km’den sonra yorucu olabiliyor arada bir. Gidonu biraz yükseltip yakınlaştırsam faydası olabilirdi aslında.

IMG_6197 kopya.jpg
Belarus’a girdiğimde harnika köy evleri vardı. Renklerine bayılmıştım, ama fotoğraf çekmeye üşenip sürekli ertelemiştim. Bir daha da öyle renkli köy bulamadım. Yolculukta fotoğraf işi biraz değişik. Normal bir yerde durup, evet şimdi fotoğraf çekmeliyim diye bir kaç poz yakalayıp yola devam ediyorum. 5-10 km sonra harika bir yer çıkıyor karşıma ve üşenip durmuyorum. :)

acer w510
Bugün burada yağmur var. Bayılıyorum çadırdayken yağmur yağınca. En son Gürcistan Anaklia’da fena yağmur yağmıştı, yakınımdaki böcekler kendini kurtarmak için çadırıma tırmanıyordu hatta, çok eğlenmiştim. Biraz işe güce bakayım, dinerse Moskova’ya…

IMG_6238 kopya.jpg
Tekrardan Moskova’dayım, sorunsuzca geri döndüm. Yasadışı girdiğimi öğrendikten sonra bir kaç gece daha kamp yapmak gibi gereksiz bir rahatlık vardı. Şansıma kontrole gelen polis olmadı.

IMG_6239 kopya.jpg
Geldim gelmesine ama yağmur peşimi bırakmadı. :) Moskova’yı bir de karlar içinde görsem, şahane olurdu.

IMG_6243 kopya.jpg
Novoarbatskiy köprüsü.

IMG_6245 kopya.jpg
Moskova Nehri

IMG_6247 kopya.jpg
Şehir ışıl ışıl her zaman.

20140819_144415.jpg
Dünya küçük! Moskova’da İstanbul’dan arkadaşım Cihan ve eşi Ela ile buluştuk bugün. Özlemişim, çok iyi oldu valla. Evlilik sonrası tura çıkmışlar, akşama Kiev’e doğru devam edeceklermiş. Moskova’nın yerlisi olarak biraz rehberlik yaptım. :) Ben de yarın Ukrayna’ya doğru geçiyorum bakalım.

20140820_160341 kopya.jpg
Tırları tatlı tatlı solluyordum ne güzel, tam bir tanesini geçtim derken polis atladı hemen yola, çek sağa diye. Sollama yasağı vardı ve trafik sigortamın süresi dolmuştu. Rusya’dan çıkıyorum diye de yeniletmemiştim. Ne yapayım durdum mecbur. Hatalı sollama yaptığımı anlatıyor ama şansıma İngilizce bilmiyor ben de anlamıyor gibi davranıyorum. Ehliyet, ruhsat ve sigortayı istiyor, anlıyorum ne dediğini ama pasaportu gösteriyorum. Israrla hayır bu değil diyor, gülmemem lazım tutuyorum kendimi. Ehliyetimi gösteriyorum A2 var bak ne güzel falan, sonunda pes ediyor ve yola cezasız devam. :) 50 km kaldı Ukrayna sınırına, bakalım çıkış yaparken trafik cezam var mıymış öğreneceğim.

20140820_154326.jpg
Ukrayna’ya girmeden sökelim şu RUS stickerını.

1560485_896855133662275_563293616588996633_n.jpg
Gizli gizli çektim. :P Benim motoru aramadılar yine. Şimdi Ukrayna kapısda bekliyorum, sadece bir araba var önümde.

10632702_896884396992682_8620375350170722202_n.jpg
Adamların günahı almışım, çok temiz sınır geçişi oldu. Ukrayna askerleri ve diğer personeller çok samimiydi. Türkler iyidirler, Ukrayna’ya hoş geldin, abi bi gaz versene falan baya eğlenceliler. Aslında buradan Sumy’e takipçilerimden Azat’a gidecektim, ama yolları pek önermedi askerler, ben de direkt Kyiv’e gidiyorum. Gelmiş kadar oldum, çok teşekkürler Azat.

10446046_897431270271328_1462930236334208783_o.jpg
Ukrayna’da yol boyunca kontrol noktaları var. Üzerlerine sıkılmış kurşunlar ayrı bir hava katmış. Hatta sınır geçerken dikkatimi çekmişti, Rus kapısından çıkıp Ukrayna kapısına gidene kadar yolun sağında ve solunda takla atmış ve yanmış dört araba gördüm. İlkini gördüğümde normal kazadır diye düşündüm, ama diğerlerini de görünce daha farklı senaryolar geldi aklıma. Durup fotoğrafını çekecektim, yanlışlıkla beşincisi de ben olmayayım diye vazgeçtim. Buralar şimdilik normal bana kalırsa.

10577170_896953416985780_1487131502754964975_n.jpg
Bugün epey yol yaptım, 800’ü geçmiştir. Kyiv’e 140 km kalmış ama üşendim, yol üstünde bir parka kuruldum hemen. Sabaha devam ederim. Nizhyn / UA

Ekran efdsf.JPG

Kiev – Vladikavkaz (Bölüm V) (2500 KM)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Motosikletim ve çadırımla yedi yıldır yoldayım. Maceralarımı yakından takip etmek istersen: instagram.com/motorumlanet